İhalelerde Usulsüzlük İddiaları
Tanık A.T., Kültür AŞ'nin açık hava reklam alanlarının kiralanmasını usulsüz yöntemlerle gerçekleştirdiğini iddia etti. İhalelerin kimlere verileceğinin önceden belirlendiğini, şartnamelerin bu şirketlere göre düzenlendiğini söyledi. Kendi şirketinin de bu tip ihalelere katıldığını ancak kazanamadığını belirten A.T., şu ifadeleri kullandı:"Bu ihalelerde eğer kendi istedikleri firmalar dışında katılım geldiyse bunları elemek için şartnameye ek yapmak suretiyle bu firmaları sistem dışı bırakmaktadırlar. Geriye kalan şirketler de yan teklif vermek suretiyle zaten ihaleyi alan şirketle önceden anlaştığı için ihale bedelinin altında teklif vererek önceden belirlenen şirketin ihaleyi kazanmasını sağlamaktadırlar."
Ayrıca, ihaleyi alan şirketin işi tam olarak yapmadığı halde tam ücret aldığı, geri kalan paranın ise aracılarla paylaşıldığı iddia edildi. Bu şekilde büyük miktarda yolsuzluk yapıldığı öne sürüldü.Naylon Fatura İddiaları ve Rüşvet Döngüsü
A.T., ifadesinde naylon fatura iddialarına da değindi. Şüphelilerden Kabil Taşçı'nın naylon faturalar keserek lüks araçlar ve evler edindiğini öne sürdü. İBB'de çalışan zabıtaların zaman zaman izinsiz reklam panolarını sökerek yeni ihalelere zemin hazırladığını iddia etti.Tanık A.T., Subaşı ailesinin İmamoğlu'na yakınlığı olduğunu, şirketlerinin son 5 yılda büyük kazançlar elde ettiğini anlattı. Bu şirketlerin Sev Medya yetkilileri ile yakın ilişkileri olduğunu, Kabil Taşçı gibi küçük üreticilere naylon fatura kestirerek gayriresmi para kazandıklarını iddia etti. Bu paraların bir kısmıyla seçim döneminde İmamoğlu'nun afişleri, miting organizasyonları ve seçim otobüslerinin finanse edildiğini öne sürdü.
A.T., naylon fatura kesen şirket ve şahısların isimlerini de savcılığa verdi. Bu organizasyonun çok büyük paralar götürdüğünü, Ahmet Çiçek, Kabil Taşçı, Ferhat Ertek, Cengiz Beğenmez gibi isimlerin naylon fatura kesenlerden bazıları olduğunu söyledi.
"Yasal Haraç Kesiliyordu" İddiası
Tanık A.T., 2019'dan sonra reklam izinlerine Kültür AŞ'nin naylon fatura kestiğini iddia etti. Reklam asmak isteyen şirketlerin 2019'dan önce izinleri İBB'nin Kentsel Tasarım Müdürlüğünden aldığını, İmamoğlu başkanlığa seçildikten sonra izin yetkisinin Kültür AŞ'ye geçtiğini ifade etti. 2019 öncesi izinlerden ücret istenmezken, 2019'dan sonra Kültür AŞ tarafından yüksek miktarlarda ücretler istendiğini, bunun bir nevi "yasal haraç" olduğunu öne sürdü.
"Kültür AŞ bu izinler için aldıkları ücretlere tasarım bedeli vb. adı altında fatura kesmektedir. Böylelikle haraç resmiyete bağlanmaktadır. Topladıkları bu paraları ise muvazaalı sözleşmeler ile yandaş şirketlere aktarmaktadırlar. Bu şirketler veya alt şirketlerden bu yöntemle naylon faturalar kesilmektedir. Bu organizasyonun başında Ekrem İmamoğlu'nun yönlendirmesiyle Murat Ongun ve S.T. bulunmaktadır."
Soruşturma kapsamında tanık olarak ifade veren D.A. da Gül İnşaat'ın Beylikdüzü Belediyesiyle yaptığı kirli işleri anlattı. Ali Gül'ün satılan dairelerin paralarını kendi firmasına aktardığını, bu durumun ortaklar arasında tartışmaya neden olduğunu söyledi. Bu iddialar, İBB'deki yolsuzluk soruşturmasının seyrini değiştirecek gibi görünüyor. Soruşturmanın derinleşmesi ve yeni delillerin ortaya çıkması bekleniyor. İddiaların doğruluğu yargı sürecinde netlik kazanacak. Ancak, bu iddialar İBB'deki yönetim anlayışına dair ciddi soru işaretleri yaratıyor.