
Narin'in Ölümü: Hakikat Nerede? Cevapsız Sorular ve Adalet Arayışı
Diyarbakır'da 21 Ağustos 2024'te kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran'ın трагический ölümünün ardından bir yıl geçti. Bu süre zarfında dava süreci, medyanın etkisi ve adalet arayışındaki eksiklikler gündemden düşmedi. Peki, Narin'in ölümüyle ilgili tüm gerçekler ortaya çıktı mı? İşte, Narin Güran davasına dair merak edilen 15 soru ve cevapları.
Narin Güran Soruşturmasında Neler Yaşandı?
Narin'in ölümünün ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Aile üyeleri ve komşuların da bulunduğu 23 kişi gözaltına alındı, 12'si tutuklandı. Savcılık, anne, ağabey, amca ve bir komşunun "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmasını istedi. Ancak, mahkeme süreci ve gerekçeli karar, kamuoyunda birçok soru işaretine neden oldu.
Davada Kimler Yargılandı, Karar Ne Oldu?
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada anne, ağabey ve amca ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi. Komşu ise delilleri gizlediği gerekçesiyle 4 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Bu karar, kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı. Özellikle, cinayetin nedeni ve kimin neden öldürdüğü gibi temel soruların cevapsız kalması, adalet duygusunu zedeledi.
Medyanın Rolü Ne Oldu?
Dava sürecinde medyanın rolü de tartışma konusu oldu. Başlangıçta büyük ilgi gösteren medya, çoğu zaman objektif haber yapmaktan çok sansasyonel başlıklarla ve doğruluğu kanıtlanmamış iddialarla gündemi meşgul etti. DEM Parti milletvekili Sevilay Çelenk ve gazeteci Faruk Bildirici, medyanın davayı adeta bir "medya mahkemesi"ne dönüştürdüğünü ve kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini belirtti. Medyanın bu tutumu, yargı sürecini gölgeleyen önemli bir etken olarak değerlendirildi.
- Medyanın sansasyonel haberleri
- Yanlış bilgilendirme
- Kamuoyunun yanlış yönlendirilmesi
Adalet Arayışı Devam Ediyor
Narin Güran davasında adalet arayışı henüz sonuçlanmadı. Dosya istinaf mahkemesine taşınacak ve burada verilecek karar, sürecin Yargıtay'a gidip gitmeyeceğini belirleyecek. Aile, yeterli soruşturma yapılmadan ve deliller tam olarak incelenmeden verilen kararlara itiraz ediyor. Bağımsız adli bilişim ve adli tıp uzmanlarının hazırladığı raporların dosyaya girdiğini ve aile üyelerinin masumiyetini ortaya koyduğunu savunuyorlar. Aile, Yargıtay'dan yeni deliller ışığında adil bir yeniden yargılama talep ediyor.
"Ailemiz suçsuzdur. Biz biricik evladımızın katili değiliz. Narin'in kanı yerde bırakılmıştır. Adalet bu karanlığı aydınlatmak zorundadır."
Narin Güran'ın ailesi, 21 Ağustos 2025'te Narin'in mezarı başında "Adalet Nöbeti" tutacaklarını duyurdu ve tüm yurttaşları ve basın mensuplarını davet etti.
Narin Güran'ın ölümü, Türkiye'de çocuklara yönelik şiddet ve istismar gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Dava süreci, yargı sistemindeki eksiklikleri ve medyanın sorumluluğunu tartışmaya açtı. Ancak, en önemlisi, Narin'in ölümüyle ilgili tüm gerçeklerin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için mücadeleye devam edilmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, Narin'e hepimizin bir hakikat borcu var.