‘Barcelona oynuyor sanacağım…’

Bu yazıyı, epeydir milli takım maçlarını seyretmeyen bir futbol izleyicisi olarak yazıyorum.

Seyretmememin de nedeni vardı. Avrupa’da milli maçlar zevksiz geçer. Söylemek istediğim tek cümle var:

“Şenol Güneş Hoca önceki akşam ve ondan önceki maçta, Avrupa’da belki son 16 yıldır hüküm süren bu futbol yargısını yıktı.”

Nedir bu, anlatayım…

57’NCİ DAKİKADA SAHADA GÖRDÜĞÜM MANZARA ŞU

Maçın 57’nci dakikası…

Milli takım Norveç savunması önünde inanılmaz üçlü ve dar paslaşmalar yapıyor.

Bir La Liga tutkunu olarak, bilmesem karşımda Barcelona oynuyor sanacağım.

Evet abartmıyorum.

Hem göze çok hoş gelen hem de çok etkili bir futbol bu.

Nitekim 2 dakika sonra neticeye gidiyor.

Türkiye: 3 – Norveç: 0.

KEŞKE İNGİLİZ MİLLİ TAKIMI OLARAK MANCHESTER CİTY OYNASA İNANCI

İşte o an gözümü kapıyor ve içimden kendiliğinden gelen düşüncenin ilk cümlesini tekrarlıyorum:

Avrupa’da belki de son dört Dünya Kupası’nda tanık olduğumuz manzara şudur: Ülkelerin milli takımları, kulüp takımları kadar iyi futbol oynayamıyor.

İngiltere Milli Takımı’nın Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası’nda oynadığı maçlara bakın…

Hiçbir maçta karşımızda bir Manchester City performansı göremedik.

İspanya şampiyon olduğu zamanlar bile bir Barcelona futbolu oynayamadı.

Fransa, Dünya Kupası’nı kaldırırken ondan bir PSG futbolu izlemedik.

O nedenle çoğumuz en az bir iki kere kendimize şunu demişizdir:

Keşke Dünya Kupası’na İngiltere Milli Takımı olarak Liverpool veya City gitse…

İspanya yerine Barcelona veya Real Madrid…

ŞENOL HOCANIN MİLLİ TAKIMI BEŞİKTAŞ G.SARAY VE FENER’DEN İYİYDİ

Şenol Hoca ve takımı son iki maçta işte bu yerleşik Avrupa inancını yıktı. Seyrettiğimiz milli takım, Türkiye’deki bütün kulüp takımlarından daha iyi bir futbol oynuyordu.

Takımın performansı, şu an ligde birinci sırada yer alan Beşiktaş’tan iyidi.

İkinci Galatasaray ve üçüncü Fenerbahçe’den de iyiydi.

GÜNEŞ’İN SADECE GİYİM TARZINDA GUARDİOLA OLDUĞUNU SANMIŞTIM

Maçın 59’uncu dakikasında üçüncü golü attığımızda aklıma 2017 yılında Şenol Güneş için yazdığım bir yazı geldi… Başlığı şöyleydi:

“Şenol Güneş giderek Mourinho ve Guardiola tarzına geçiyor.”

Bunu o günlerde Şenol Hoca’nın giyim tarzındaki değişikliğe bakarak söylemiştim.

Kısa ceketler. Beyaz düğmeler, cep mendilleri, kalın kemer, eskitilmiş jeanler, kahverengi ayakkabılar…

Bu yazıyı onun kulübedeki tarzını anlatmak için yazmıştım.

Ama şimdi görüyorum ki Şenol Hoca sahada da bir Guardiola ve Mourinho tarzı yaratmış.

TAKIMIN ÇOĞU AVRUPA’DA OYNAYAN ÇOCUKLAR OLDUĞU İÇİN Mİ BÖYLE?

Peki nasıl oluyor bu? Gece bu gözlemimi bir arkadaşıma açtığımda bana şunu söyledi:

“Tamam da şu an sahadaki 11’in çok büyük çoğunluğunun Avrupa takımlarında oynayan çocuklar olduğunu unutma.”

“Tamam ben onu unutmayayım ama sen de şunu unutma” dedim:

“Bu çocukların her biri başka teknik direktörlerin yönetiminde, farklı sistemlerle oynuyorlar. Şenol Hoca bu farklı insanlardan nasıl bir ‘çok başarılı kulüp takımı performansı’ yarattı?”

BU PEFORMANS HAFİFE ALINMASIN

Evet, sahadaki 11’in büyük bölümünün Avrupa takımlarında oynamasına bakıp, milli takımın performansını hafife almak yanlış.

Önceki gece karşımızda Avrupa’nın makus ‘ulusal takım sendromunu’ yıkan ‘takım ruhuna’ sahip yepyeni bir Türk Milli Takımı vardı. En önemlisi, karşımızdakiler de öyle hafife alınacak takımlar değildi.

DEMEK Kİ EL CLASİCO KEYFİNDE BİR MİLLİ MAÇ SEYREDEBİLİRMİŞİZ

Tebrikler Şenol Hoca… Tebrikler milli futbolcularımız…

Bana ve hepimize nihayet Premier League derbisi kalitesinde bir milli maç seyrettirdiniz.

Demek ki bir milli maç da ‘El Clasico’ kadar güzel olabilirmiş.

İnanın sonuçtan bile daha önemli olan işte bu…

Şenol Hoca ve takımı önceki gece Avrupada neyi yıktı

250 TL’ye varan “Hoş geldin bonusu” sadece Misli.com’da! Hemen üye ol…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir